top of page
  • Yazarın fotoğrafıFırat Ç. Erdem

Covid-19 ve Egzersiz İlişkisi

Çok az fiziksel aktivite yapan veya hiç fiziksel aktivite yapmayan kişilerin, fiziksel olarak aktif olanlara göre COVID-19'a yakalanma olasılığı daha yüksektir. Bir CDC sistematik incelemesinden elde edilen spesifik bulgular (Brief Summary of Findings on the Association Between Physical Inactivity and Severe COVID-19 Outcomes, 2021), fiziksel aktivitenin COVID-19 nedeniyle hastaneye yatış ve ölümlerde azalma ile ilişkili olduğunu, hareketsizliğin ise bu riski artırdığını ortaya koymuştur. Fiziksel aktivite, insanların şimdi ve gelecekte sağlıklarını iyileştirmelerinin en iyi yollarından biridir. Daha az oturan ve herhangi bir miktarda orta ila şiddetli fiziksel aktivite yapan insanlar bazı sağlık yararları elde eder. Fiziksel aktivite şunlar için önemlidir:

· Akıl sağlığı ve bilişsel işlev: Fiziksel aktivite, kaygı duygularını azaltmak da dahil olmak üzere ruh hali için anında fayda sağlayabilir. Uzun vadede bunama (Alzheimer hastalığı dahil) ve depresyon riskini azaltabilir.
· Kronik rahatsızlıklara yakalanma riskini azaltmak: Düzenli fiziksel aktivite, tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve bazı kanser türleri gibi kronik durum riskini azaltmaya yardımcı olur.
· Uyku: Fiziksel aktivite uyku kalitesini artırabilir. Yeterince uyumak bir lüks değil, sağlığın temelidir.
· Bağışıklık fonksiyonu: Gelişmekte olan araştırmalar, fiziksel aktivitenin bağışıklık fonksiyonunu da artırabileceğini düşündürmektedir.


COVID-19 pandemisi, insanların fiziksel uygunluk seviyelerini negatif yönlü olarak etkilemiş, pandeminin ilk aşamalarında, birçok spor salonu ve egzersiz merkezinin kapatılması insanların çeşitli egzersiz platformlarına ve fiziksel aktiviteye erişimini sınırlamıştır. İnsanların sosyal mesafe kurallarına uymaları gerektiği için grup spor etkinlikleri sınırlandı ve insanların evlerinde izole kalmaları dünya genelinde kurallaştırılarak kapalı ortamlarda yalnız kalmanın zorunlu olduğu bir yaşam tüm dünyada uygulandı. Günlük fiziksel aktiviteleri azaltan, daha az hareket edilen ve daha az aktif olunan bir ortamın yarattığı bu durum, birçok insanın günlük fiziksel aktivite / beceri kapasitesini azalttı ve düzenli egzersiz yapmalarını zorlaştırdı. Egzersiz yapmak, fiziksel uygunluk seviyesini yükseltmenin bir yolu olmakla birlikte, aynı zamanda insanların stresle başa çıkmasına, endişeyi azaltmasına ve zihinsel sağlığını korumasına da yardımcı olur. Ancak COVID-19 pandemisi döneminde, birçok insan yoğun stres altında kalmış, pandemi stresi, iş kaybı, sosyal izolasyon, kaygı ve diğer birçok faktör insanların duygusal sağlıklarını zorlayarak fiziksel aktiviteleri yapma motivasyonunu azaltmıştır. Pandemi stresi ve evde kalmak zorunluluğu, birçok insanın egzersiz yapma motivasyonunu azaltarak fiziksel aktiviteye başlama yada devam etme zorluğu yaşamalarına neden oldu. Bu nedenle, fiziksel aktiviteleri yapma motivasyonunu arttırmak için, insanlar evde spor yapmak, yürüyüş bandında yürüyüş yapmak, yoga yapmak gibi alternatif fiziksel aktiviteleri denediler. Ayrıca, stresle başa çıkmak için meditasyon, nefes egzersizleri veya online koçluk / danışmanlık hizmetlerinden de faydalandılar. Bu sayede, evde egzersiz yoluyla daha aktif olmaya çalışarak fiziksel uygunluklarını korumaya veya geliştirmeye çalışan birçok insan, bu kazandıkları yeni olumlu alışkanlıkları koruma eğilimindedirler.


COVIC-19 salgınına karşı koymak için birçok hükümet sosyal mesafe önlemlerini uygulamaya koydu. Bu kısıtlamalar virüsün kontrol altına alınmasına yardımcı olurken, bireylerin, özellikle de çocukların zihinsel ve fiziksel sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattı. COVID-19 kısıtlamalarının çocukların fiziksel aktiviteleri ve belirleyicileri üzerindeki etkilerine ilişkin kanıtları gözden geçirilerek, (PubMed, Web of Science, SportDiscus ve BISp-Surf veritabanlarında bir kapsam belirleme incelemesi dahilinde), COVID-19 kısıtlamaları, COVID-19 salgını öncesinde ve sırasında fiziksel aktivite değişikliklerini ve/veya belirleyicileri Downs ve Black tarafından kontrol listesi kullanılarak değerlendirildi. Arama sonucunda 1672 çalışma bulundu ve bunlardan 84'ü analize dahil edildi. Sonuçlar, pandemi sırasında fiziksel aktivitede -10,8 dakika/gün ile -91 dakika/gün arasında değişen bir düşüşün altını çizdi. Tespit edilen artış yapılandırılmamış ve açık hava etkinlikleri ile ilgiliydi. Pandemi sırasında çocukların fiziksel aktivitelerinin ana belirleyicileri yaş, cinsiyet, sosyoekonomik geçmiş ve dış ortamdı. Sonuçlar, hükümetlerin kısıtlayıcı önlemlerin çocukların fiziksel aktiviteleri üzerindeki olumsuz etkilerini göz önünde bulundurması ve yüksek düzeyde fiziksel aktivite sağlamak için harekete geçmesi gerektiğini göstermekteydi. (Physical Activity of Children and Adolescents during the COVID-19 Pandemic-A Scoping Review, 2021)


COVID-19 pandemisinin tetiklediği sosyal izolasyon ve yaşam tarzı değişiklikleri, yaşlıların fiziksel aktivite düzeyini olumsuz yönde etkiledi. 14'ü kesitsel, 11'i kohort olmak üzere 25 çalışmanın incelendiği bir derlemede, yaşlı nüfusun COVID-19'un neden olduğu kısıtlamalar, karantina ve sokağa çıkma yasakları sırasında fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam tarzı ile ilgili olarak oldukça etkilendiğini gösterdi. Fiziksel aktivite seviyelerinde önemli bir azalma, fiziksel uygunlukta düşüşler ve yerleşik yaşam tarzının artışının gözlemlendiği bu çalışmada COVID-19'un karantina döneminde yaşlı popülasyonda fiziksel aktivite düzeyinin iyice azaldığını ortaya koydu. Bu popülasyonun sağlığını korumak ve iyileştirmek için mevcut pandemi senaryosundan sonra yaşlıların ihtiyaçlarını karşılayan fiziksel egzersizlerle fiziksel kondisyonu koruma stratejileri geliştirilmesi elzemdir. (Covid-19 and the impact on the physical activity level of elderly people: A systematic review, 2022)


20 Aralık 2019'dan 30 Ağustos 2022'ye kadar kapsamlı bir veri tabanı araştırması / literatür taraması için 41 makale seçen Yang J, Li X, He T, Ju F, Qiu Y ve Tian Z, egzersizin COVID-19'u önleme üzerindeki etkisi ve önerilerine yönelik, COVID-19'lu hastalar ve enfekte olmayan popülasyonlar dahil olmak üzere egzersiz ve COVID-19 hakkındaki son çalışmaları kapsamlı bir şekilde açıklayarak, fiziksel aktivitenin COVID-19'un önlenmesine ve tedavisine katkıda bulunduğunu, fiziksel işlevin iyileşmesini destekleyebileceğini, akut etkiler sonrası COVID-19 sendromunu hafifletebileceğini ve hastaların psikolojik iyilik halini iyileştirebileceğini öne sürerken, bir doktor rehberliğinde farklı popülasyonlar için uygun egzersiz reçetelerinin geliştirilmesinin faydalı olacağını belirtmektedirler. (Impact of Physical Activity on COVID-19, 2022).


Şiddetli akut solunum sendromu-koronavirüs-2 (SARS-CoV-2) enfeksiyonunun neden olduğu koronavirüs hastalığı (COVID-19), yönetilmesi zor, bilinmeyen ve olağandışı sağlık koşullarına yol açtı. Post-COVID-19 sendromu, pandemi geliştikçe giderek yaygınlaşan bu zorluklardan biriydi. Son tahminler, akut semptomatik faza giren SARS-CoV-2 hastalarının %10 ila 20'sinin, teşhisten sonraki 12 haftadan sonra hastalığın etkilerini (PostCovit Sendrom) yaşadığını gösteriyor. Araştırmalar bu yeni durumu incelemeye başlasa da, en iyi terapötik yaklaşımı sınırlayan tanısal tanımlama konusunda hala ciddi endişer mevcudiyetini koruyor. Egzersiz programları ve fiziksel aktivite seviyeleri, birçok kronik hastalıkta klinik belirtilerin ve prognozun iyi bilinen modülatörleridir. COVID-19 sonrası sendrom hakkındaki güncel kanıtları özetler ve düzenli egzersizin bu semptomların birçoğunu nasıl iyileştirebileceğini ve COVID-19'un uzun vadeli etkilerini nasıl azaltabileceğini ortaya koymuştur. (Post-COVID-19 Syndrome and the Potential Benefits of Exercise, 2021).



Tüm bu veriler ışığında, pandemi dönemi, insanların egzersiz yapma motivasyonunu azalttı, insanların duygusal sağlıklarını zorladı ve evde kalmak zorunlu hale geldi. Bu durum, birçok insanın egzersiz yapma motivasyonunu azalttı ve fiziksel aktiviteleri yapmak daha zor hale geldi. Egzersiz yapmak, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı savunmasını sağlar. Düzenli egzersiz yapmak, bağışıklık sisteminin daha etkili çalışmasına, virüslerin ve diğer enfeksiyonların yayılmasını önlemeye yardımcı olur. Egzersiz, solunum fonksiyonunu arttırı, vücuttaki inflamasyonu azaltır ve bağışıklık sistemi fonksiyonunu geliştirir. Araştırmalar COVID-19 semptomlarını azaltmak için düzenli egzersiz yapmanın faydalı olabileceğini göstermiştir.

 




Kaynakça
Brief Summary of Findings on the Association Between Physical Inactivity and Severe COVID-19 Outcomes. (2021, May). cdc.gov: https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/downloads/clinical-care/E-Physical-Inactivity-Review.pdf adresinden alındı
Covid-19 and the impact on the physical activity level of elderly people: A systematic review. (2022, Mar). pubmed.ncbi.nlm.nih.gov: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34954282/ adresinden alındı
Impact of Physical Activity on COVID-19. (2022, Oct). pubmed.ncbi.nlm.nih.gov: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36360985/ adresinden alındı
Physical Activity of Children and Adolescents during the COVID-19 Pandemic-A Scoping Review. (2021, Oct). pubmed.ncbi.nlm.nih.gov: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34769956/ adresinden alındı
Post-COVID-19 Syndrome and the Potential Benefits of Exercise. (2021, May). pubmed.ncbi.nlm.nih.gov: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34067776/ adresinden alındı

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare


bottom of page